Cemevleri Görmezden Gelinemez, İnanç Özgürlüğü Tek Cümleyle Geçiştirilemez.
Cemevlerinin imar planlarında yer alıp almadığına, fiilen tahsis edilip edilmediğine ve uygulamada keyfi engellemelerin sürüp sürmediğine dair yönelttiğimiz yazılı soru önergesine; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın verdiği cevap, yalnızca tek bir cümleden ibaret olmuştur:
🚫 “İmar planlarında ayrılan cemevleri kapsamında istatistiki bir çalışma bulunmamaktadır.”
Milyonlarca Alevi yurttaşın ibadethaneleriyle, dolayısıyla inanç özgürlüğü, eşit yurttaşlık ve anayasal haklarıyla doğrudan ilgili bu denli hayati bir konuda, koskoca bir bakanlığın veri tutmaması, izleme yapmaması ve sorumluluk almaması kabul edilemez.
Cemevleri Alevilerin ibadethanesidir.
Bu gerçek artık tartışma konusu değildir.
Buna rağmen bugün hâlâ:
Cemevleri birçok yerde imar planlarında yer almamakta,
Ayrılan alanlar fiilen tahsis edilmemekte ya da başka amaçlarla kullanılmakta,
Yapım ve kullanım süreçleri keyfi izin mekanizmalarıyla engellenmektedir.
Tüm bu sorunlar ortadayken Bakanlığın, çözüm üretmek yerine “istatistik yok” demekle yetinmesi, sorumluluktan kaçmanın açık bir ifadesidir. Oysa istatistik yokluğu bir mazeret değil, idari bir ihmaldir.
Bu yaklaşım, Alevilerin taleplerini yok sayan, eşit yurttaşlık ilkesini hiçe sayan ve anayasal sorumluluktan kaçan bir anlayışın göstergesidir.
İnanç özgürlüğü tek cümlelik cevaplarla geçiştirilemez.
Cemevleri meselesi görmezden gelinerek çözülemez.
Aleviler lütuf değil, hak istiyor.
Eşitlik talebi ertelenemez, yok sayılamaz.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

