Ağırlaşan yaşam koşulları, derinleşen yoksulluk ve adaletsizlikler, milyonlarca canın lokmasını her geçen gün daha da küçülttü.
Geride bıraktığımız yıllar, emekçilerin ve ezilenlerin yalnızca ekonomik değil; aynı zamanda inançsal, kültürel ve insani değerleri hedef alan kuşatmalarla karşı karşıya bırakıldığı yıllar oldu. Buna rağmen, 2025 yılı da gösterdi ki; Hak’tan yana durma iradesi, baskıyla, inkârla ve korkuyla teslim alınamıyor.
Alevi yolunun yüzyıllardır öğrettiği gibi; zulüm karşısında susmayan, rızasızlığa boyun eğmeyen, adaleti güçte değil vicdanda arayan canlar, her dönemde olduğu gibi bugün de ikrarına sahip çıkıyor. Bu direnç, Hakk’ı saraylarda değil insanın özünde görenlerin; eşitliği bir lütuf değil hak bilenlerin yolunun kolayca bastırılamayacağını bir kez daha ortaya koyuyor.
2026 yılının da emekçiler, yoksullar ve ezilen halklar açısından kolay bir yıl olmayacağı açıktır. Ancak bizler bu yeni zamanı korkuyla değil; birlik cemiyle, dayanışmayla ve ortak mücadeleyi büyüterek karşılamaya hazırız.
Çünkü Alevi inancı bize şunu öğretir: Yol tek başına yürünmez, lokma paylaşılmadan bereketlenmez, adalet rızalık olmadan kurulmaz.
Yeni yıl vesilesiyle; bu coğrafyada ve dünyanın dört bir yanında Hakk için direnen, onurlu bir yaşam, eşitlik ve barış talebini yüreğinde taşıyan tüm emekçi canların ve ezilen halkların 2026 yılını selamlıyoruz.
Dileriz ki bu yıl; rızalığın çoğaldığı, zulmün gerilediği, insanın insanla, doğayla ve Hak’la yeniden bağ kurduğu bir yıl olsun.
Celal Fırat
