Eğitimde Eleştiri Haktır, Kamusal Alan Tarafsız Olmalıdır
Son günlerde eğitim politikalarına yönelik eleştiriler nedeniyle yapılan gözaltı işlemi, kamuoyunda ciddi bir endişe yaratmıştır. Öncelikle açıkça ifade etmek isteriz ki; eğitim sistemine dair kaygılarını dile getirmek, müfredatı tartışmak, pedagojik yöntemleri eleştirmek demokratik bir haktır. Hiç kimse çocuklarımızın nasıl bir eğitim alacağını sorguladığı için kriminalize edilemez.
Bu mesele bir din, bir inanç tartışması değildir. Bu mesele kamusal hizmetlerin tarafsızlığı meselesidir. İnançlar, bu toprakların ve hepimizin ortak değeridir. Camiler, cemevleri, kiliseler bu ülkenin inanç zenginliğinin parçasıdır ve hepsi saygıya layıktır. Hiç kimsenin Ramazan’la, ilahiyle ya da namazla bir sorunu yoktur, olamaz da. Tüm çabamız, ayrıştıran, yok sayan uygulamaların ortadan kaldırılmasına ve inançların eşitliğinin sağlanmasına yöneliktir.
Bilinmelidir ki okullar ibadethane değildir. Okul, tüm çocukların eşit yurttaşlık duygusuyla buluştuğu kamusal alandır.
Eğitim:
• Ayrıştıran değil birleştiren,
• Tek tipleştiren değil çoğullaştıran,
• İnanç, dayatan değil düşünce geliştiren bir zemin olmak zorundadır.
Laiklik, din/inanç karşıtlığı değil; devletin tüm inançlara eşit mesafede durma yükümlülüğüdür.
Devletin görevi herhangi bir inancı görünür ve baskın hale getirmek değil, herkes için adil ve tarafsız bir kamusal düzen kurmaktır.
Demokratik toplum olmanın gereği şudur:
Çoğunluk kendi değerlerini yaşarken, farklı inanç ve kimliklere sahip çocukların kendilerini dışlanmış hissetmemesi sağlanmalıdır.
Eğitim politikaları tartışılamıyorsa, müfredat eleştirilemiyorsa, pedagojik içerikler sorgulanamıyorsa; orada ifade ve inanç özgürlüğünden söz edilemez.
Eleştiri düşmanlık değildir. İtiraz suç değildir. Farklı görüşler demokrasinin güvencesidir.
Yapılan gözaltı işlemi, hukuki değil siyasi bir refleks olarak değerlendirilmektedir. Eğitim alanındaki meşru tartışmaların baskı yoluyla susturulması kabul edilemez.
Bizler:
• Bilimsel eğitimi,
• Eşit yurttaşlığı,
• İnanç özgürlüğünü,
• Çoğulculuğu
savunmaya devam edeceğiz.
Toplumsal kutuplaşmayı derinleştiren nefret dilini reddediyoruz.
Farklılıklarımızı tehdit değil zenginlik olarak görüyoruz. Biz kavga etmeye değil, birlikte yaşamı büyütmeye talibiz.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
Celal Fırat
