Suriye’nin Humus kentinde Arap Alevi halkına yönelik gerçekleşen katliam, sadece bir inancın değil, bütün insanlığın vicdanında açılmış ağır bir yaradır.
Yıllardır mezhepçi politikalarla ve silahlı yapılara verilen desteklerle derinleştirilen bu şiddet iklimi, halkları birbirine düşürmeyi amaçlayan açık bir imha girişimine dönüşmüştür. Humus, Lazkiye, Hama ve Tartus’ta yaşanan saldırılar; Arap Alevi toplumuna yönelik örgütlü, sistematik ve inanç temelli bir nefret hareketinin parçasıdır. Bu vahşetin karşısında sessizlik, suça ortak olmaktır!
Bugün yapılması gereken, acilen uluslararası bir soruşturma heyetinin bölgeye giderek tarafsız bir inceleme yürütmesi ve faillerin yargı önüne çıkarılmasıdır. Alevi halkı için insani koridorların açılması, güvenli yaşam alanlarının oluşturulması ve sivillerin korunması artık ertelenemez bir sorumluluktur.
Suriye’deki tüm halkların eşit, özgür ve barış içinde yaşayacağı bir geleceğin mümkün olduğunu biliyoruz. Bu coğrafya, kadim inançların ve halkların yurdudur. Suriye’de yaşayan Alevi halkı yalnız değildir!
Celal Fırat
