İstanbul’da Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde görev yapan Biyoloji öğretmeni Fatma Nur Çelik’in öğrencisi tarafından katledilmesi, yalnızca bir cinayet değil; eğitim sistemimizin içinde büyüyen derin bir yaraya işaret etmektedir.
Bir öğrencinin, kendisine bilgi ve emek veren öğretmenine karşı böylesi bir şiddeti uygulayabilmesi; okullarda artan öfke dilini, değersizleştirilen öğretmenlik mesleğini ve normalleşen şiddet kültürünü acı biçimde gözler önüne sermektedir.
Okullar; korkunun değil güvenin, nefretin değil saygının, şiddetin değil bilimin mekânı olmalıdır. Eğer bir öğretmen okulunda can güvenliğinden yoksunsa, orada yalnız bireysel değil, toplumsal bir çöküşten söz etmek gerekir.
Şiddeti besleyen dili, ayrıştırıcı söylemleri ve otoriteyi itibarsızlaştıran yaklaşımları sorgulamadan bu tabloyu değiştiremeyiz. Öğretmeni korumayan bir sistem, geleceğini de koruyamaz.
Fatma Nur öğretmenin anısı önünde saygıyla eğiliyoruz.
Onun kaybı yalnız ailesinin değil, hepimizin kaybıdır. Eğitimde güvenli, şiddetsiz ve insani bir iklim yaratmak artık bir tercih değil, zorunluluktur.
Celal Fırat
