Gülistan Doku Cinayeti, Adalet Sistemindeki Çatlakların Aynasıdır
Gülistan Doku’nun 5 Ocak 2020’de Dersim de kaybolmasının üzerinden 6 yılı aşkın süre geçti. Ağır cinayet ve delil karartma iddialarına, gizli tanık beyanlarına ve kamuoyunun uzun yıllardır süren tepkisine rağmen dosyanın hâlâ net bir sonuca ulaşamaması, adalet mekanizmasındaki vahim gecikmeleri gözler önüne seriyor.
Buradan yetkililere soruyoruz:
Dönemin Valisi Tuncay Sonel hakkında delil karartma ve örtbas iddiaları varken, İçişleri Bakanlığı müfettişi olarak görevine nasıl devam edebilmiştir? Hakkında idari soruşturma başlatılıp açığa alındığı açıklandı; ancak bu adım, yıllardır süren himaye algısını ortadan kaldırmaya yetmiyor.
Soruşturmada adı geçen Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel ile ilgili yürütülen işlemler neden hâlâ yeterince şeffaf ve tatmin edici biçimde kamuoyuna açıklanmamaktadır? PTS kayıtları, araç görüntüleri, daraltılmış baz (HTS) raporları ve kaybolduktan 12 gün sonra sosyal medya hesaplarına girilerek veri silinmesi gibi yeni deliller ortaya çıkarken, şeffaflık nerede?
Devlet makamlarını arkasına alarak dosyanın gerçekten bağımsız ve tarafsız yürütüldüğüne dair somut güvenceler nelerdir? Yıllarca raflarda bekletilen, delilleri silinen bu dosyada inandırıcı bir bağımsızlığa dair hâlâ net bir cevap yok.
Gülistan Doku dosyası, yalnızca ailesini değil, tüm toplumun vicdanını derinden yaralayan bir hukuk mücadelesidir. Nihayet 14 Nisan 2026’da 7 ilde eş zamanlı operasyonlar düzenlendi, 13 şüpheli gözaltına alındı ve bazıları (aralarında delil karartma ve kasten öldürme suçlamasıyla tutuklananlar da var) adliyeye sevk edildi. Ancak Gülistan’ın akıbeti hâlâ karanlıkta ve asıl sorumlular hâlâ tam olarak hesap vermedi.
Adaletin bu kadar uzun süre gecikmesi, açık bir güvensizlik kaynağıdır. Bu utanç verici süreç artık gerçekten şeffaf, hızlı ve tarafsız biçimde tamamlanmalıdır. Tüm deliller ortaya dökülmeli, ucu nereye giderse gitsin hesap sorulmalıdır.
Mesele artık sadece bireyler değil; güç ilişkileri, delil yönetimi ve adaletin gecikmesiyle oluşan sistemik yaralardır. Bu yaralarla yüzleşmeden, geleceğe güvenle bakamayız.
Gülistan Doku için adalet istiyoruz. Ailesinin acısı dinene kadar, gerçek aydınlanana kadar bu talep devam edecektir.
Celal Fırat
