TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA
Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR), Heyet Tahrir eş-Şam (HTŞ) güçlerinin, sözde ‘devrik lider Beşar Esad yanlısı gruplar’ın direniş başlattığı iddiası ile Suriye’nin çoğunlukla Alevilerin yaşadığı ülkenin nispeten istikrarlı kentleri sayılan Tartus ve Lazkiye’de sürdürdüğü operasyonlarda aralarında çocukların ve kadınların da bulunduğu iki binden fazla sivilin ağır işkenceler sonrası katledildiğini duyurmuştur.
Bazı kaynaklara göre ölü sayısının çok daha fazla olduğu ve HTŞ’nin, Alevilerin yaşadığı kentlerde yağma ve katliam girişimlerinin kesintisiz devam ettiği belirtilmektedir.
Suriye’de, Alevi yerleşim yerlerinde yaşanan bu olaylar, sadece bir çatışma değil soykırımdır. Alevi halkı, ne yazık ki, sadece inançları ve kimlikleri nedeniyle hedef alınmış, masum insanlar hayatını kaybetmiştir. Türkiye hükümeti, Suriye’de yaşanan bu insanlık dışı olayların acilen durdurulması için TBMM nezdinde aktif rol almalıdır.
İktidarın BM ve DSÖ gibi uluslararası insan hakları kuruluşlarının harekete geçmesi için çağrı yapması ve TBMM’de kurulacak bir komisyon ile Suriye’ye de Alevilerin katledildiği bölgelerde yerinde inceleme yapabilmesi ve yaşananların tüm yönleriyle açığa çıkarılması amacıyla Anayasa’nın 98. TBMM İç tüzüğünün 104 ve 105. maddeleri gereğince Meclis Araştırması Komisyonun kurulmasını arz ederim.
Celal FIRAT / DEM PARTİ İstanbul Milletvekili
GEREKÇE
Suriye bir hafta önce çoğunlukla Alevilere yönelik başlatılan saldırılar devam etmektedir. Suriye ordusuna dönüştürülen HTŞ’ye bağlı güçler çoğunlukla Alevilerin yaşadığı Tartus ve Lazkiye’de sözde ‘devrik rejim kalıntıları’na karşı operasyon başlattığını duyurmuştu.
İlk gün ise SHOR’un aktardığına göre yüzlerce sivilin güvenlik güçleri ve müttefikleri tarafından öldürüldüğü duyurulmuştu. Gözlemevi, sivillerin hükümet yanlısı savaşçılar veya güvenlik güçlerince infaz edilerek ya da yağmalar sırasında öldürüldüğünü söylemektedir. Britanya merkezli gözlemevi son günlerde çok sayıda ‘katliam’ olduğunu ve ölenler arasında kadın ve çocukların bulunduğunu belirtmektedir.
Resmi makamlarsa kayıplara ilişkin henüz bir açıklama yapmamıştır. BBC’nin haberine göre çatışmaların ortasında kalan yüzlerce sivil, çoğunlukla Alevilerin yaşadığı Lazkiye ve Tartus kentlerini terk etmeye başlamıştır.
SHOR, ayrıca kıyı kenti Lazkiye çevresindeki geniş alanlarda elektrik ile içme suyunun kesildiğini, birçok fırının kapandığını da belirtti ki bu cihatçı rejimin kentte yaşayan Arap Alevilerinin yaşamla tüm bağını kesmek istediğini gösteriyor.
Diğer taraftan, Suriye’de yaşanan bu insanlık dışı olaylar ne yazık ki bazı medya organları tarafından çarpıtılmakta, Aleviler bir şekilde Esad yanlısı, rejim destekçisi olarak gösterilmeye çalışılmaktadır. Bu tür suçlamalar, yalnızca gerçeği çarpıtmakla kalmaz, aynı zamanda Alevi halkının acısını daha da derinleştiren bir manipülasyona dönüşür.
Alevi halkını Esad yanlısı göstermek hem gerçekle bağdaşmıyor hem de Alevilere karşı büyük bir haksızlıktır. Dolayısıyla gerçeklerin özellikle Türkiye kamuoyuna sağlıklı aktarılması ayrıca bir önem taşımaktadır.
Tüm bu nedenlerle, Suriye’de Alevilere yönelik bu insanlık dışı vahşi işkencelerin ve toplu infazların bir an önce durdurulması için TBMM’de oluşacak bir heyetin acilen özellikle Alevilerin katledildiği bölgelerde inceleme yapabilmesi amacıyla bir Meclis Araştırma Komisyonu kurulmasını çok önemli ve gerekli görmekteyim.