Dün Düzgün Baba Ziyaretgâhı’nda yaşanan saldırının ardından içimizde büyük bir kırgınlık ve öfke oluştu.
Çünkü ziyaretgâhlarımıza yapılan her saldırı yalnızca bir mekâna değil; bir halkın hafızasına, inancına ve yüzyıllardır taşıdığı hakikat yoluna yapılmış sayılır.
Fakat bugün öğrendik ki bu saldırıyı gerçekleştirenler dışarıdan değil, ne yazık ki içimizden bazı kişilerdi.
İşte insanın canını en çok acıtan da budur.
Bu yüzden bugün en büyük ihtiyaç; Alevi yolunun en kadim hakikatlerinden biri olan darı yeniden kurabilmektir.
Çünkü dar yalnızca insanların bir araya geldiği bir yer değildir.
Dar; hakikatin önünde eğilmeyi, nefsinle yüzleşmeyi, rızalık almayı ve yolun vicdanında hesap vermeyi kabul etmektir.
Alevilikte ikrar nasıl ki insanın hakikate verdiği söz ise; dar da o sözün sınandığı meydandır.
Orada makam değil hakikat konuşur.
Orada öfke değil adalet aranır.
Orada kişisel hesaplar değil, yolun vicdanı hüküm sürer.
Eğer bugün Düzgün Baba için gerçek anlamda bir dar kurulabilirse, ocak mensubu dedelerimiz, pirlerimiz, analarımız ve kurumlarımız hakikat etrafında bir araya gelebilirse; bu yalnızca bir toplantı olmayacaktır.
Bu; toplumsal hafızamız adına tarihsel bir eşik olacaktır.
Belki de ilk kez bu kadar güçlü bir şekilde; birlikte yaşama iradesinin, örgütlü hafızanın, ikrarın ve yol kardeşliğinin hâlâ diri olduğu görülecektir.
Çünkü bizi ayakta tutan yalnızca geçmişimizin acıları değildir.
Bizi ayakta tutan şey; bütün kırgınlıklara rağmen yeniden rızalıkta buluşabilme iradesidir.
Ve bugün en büyük ihtiyaç da budur: Birbirimizi tüketen değil, birbirimizi anlayan bir dil kurmak.
Hakikati kişisel öfkelerle değil, yolun adaletiyle konuşmak.
Düzgün Baba yalnızca bir dağ değildir.
O; dara düşenin nefesi, yorgun insanın sığındığı manevi eşiktir.
Bu yüzden o makamın huzurunda herkes önce kendi vicdanıyla baş başa kalmalıdır.
Çünkü yolun en büyük sınavı;
dışarıya karşı güçlü görünmek değil, içeride hakikati, ikrarı ve rızalığı koruyabilmektir.
Bugün buradan tüm ocak mensubu dedelerimizi, pirlerimizi, analarımızı ve yol erenlerini; Düzgün Baba Ziyaretgâhı için dar kurmaya, hakikati büyütmeye ve yolun adaletini hep birlikte ayağa kaldırmaya davet ediyorum.
Celal Fırat
