📌Dersim tertelesinin 89. yılında; karanlıkta bırakılan hakikatin açığa çıkarılması, yüzleşilmesi ve özür dilenmesi hakkında Meclise verdiğimiz Soru Önergesi🔻🔻
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA
Aşağıdaki sorularımın Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Numan Kurtulmuş tarafından Anayasanın 98. ve İç tüzüğün 96. ve 99. maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim. 04.04.2026
Celal FIRAT
DEM PARTİ İstanbul Milletvekili
4 Mayıs 1937 tarihinde TBMM’de Bakanlar Kurulunun “Dersim Tenkil Kararları” ile başlayan ve tarihe “Dersim Katliamı” olarak geçen ve üzerinden 89 yıl geçmesine rağmen mağduriyetlerin onarılması beklenen bu tarihi acının izleri halen kapanmamıştır.
Resmi verilere göre; 13 bin 160 kişinin katledildiği, 11 bin 818 kişinin sürgün edildiği Dersim Katliamı, 1938’in sonuna kadar sürmüştür. Binlerce sivilin hayatını kaybettiği, binlerce insanın sürgün edildiği, yüzlerce köyün boşaltılıp yakıldığı, yüzlerce kız çocuğunun evlatlık olarak verildiği katliamın sonunda Seyit Rıza ve oğlunun da aralarında olduğu Dersim’in önde gelen halk önderleri Elazığ’da idam edilmiş ve mezar yerleri halen gizlenmektedir. Son dönemlerde Dersim Katliamı konusunda siyasi ve toplumsal duyarlılık ve yüzleşme, geçmişe oranla artmış olsa da hala olması gerekenin çok uzağında olunduğu bir gerçektir.
23 Kasım 2011’de dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan Ankara’da yaptığı bir konuşmada; Dersim’de sayısız insanın binlerce, kadın ve çocuklarında katıldığı, zorunlu bir göçe tabi kaldıklarını “Devlet adına özür dilemek gerek ve böyle bir edebiyat varsa ben sabır diliyorum ve özür diliyorum” dediği kayıtlarda yer almıştır.
Erdoğan’ın açıklamalarının ardından 1937-1938 yıllarında yaşanan Dersim katliamı kurbanlarının yakınları 2012 yılında TBMM Dilekçe Komisyonu’na Dersim’den “özür dilenmesi”, “hakikatleri araştırma komisyonunun oluşturulması” ve “tüm kurumlardaki arşivlerin açılması” talebiyle başvurularını yapmıştır.
Ancak bu başvurulara aradan 11 yıl geçtikten sonra cevap verilmeye başlanmıştır. 2023 yılında mağdur yakınlarına gönderilmeye başlayan yanıtta “Av. Cihan SÖYLEMEZ ve 5233 kişiye ait dilekçelere konu hususun Dilekçe Komisyonunun yetki ve görev alanına girmediğinden bu aşamada Komisyonca bir işlem yapılamayacağı” şeklinde cevap verilmiştir.
Dersim katliamı mağdurları 5233 kişiye 11 yıl bekledikten sonra yanıt verilmesinin garabeti bir yana herhangi bir işlem yapılamayacağının söylenmesi ise başlı başına skandal niteliğindedir.
Tarihte yaşanmış bir vakanın binlerce mağduruna bütün toplumun temsiliyetini üstlenen TBMM’nin Dilekçe Komisyonunca böyle gecikmeli ve böylesine olumsuz bir cevap verilmesi TBMM’nin sorumluluğuna gölge düşürecek niteliktedir.
Bu bağlamda;
1- 1937-1938 yıllarında yaşanan ve “Dersim Tertelesi” olarak da adlandırılan Tenkil Kararlarının alındığı 4 Mayıs gününde TBMM Başkanlığı adına bir taziye ve anma mesajı yayımlanacak mıdır?
2- 5233 Dersimli’nin TBMM Başkanlığınıza geçmişte sunmuş olduğu dilekçeleri gereği yapılmak üzere tekrar bir komisyon kurulması için bir irade gösterilmesi tarihi, hukuki ve vicdani bir adım olarak başlatılacak mıdır?
Celal Fırat
